dolabımdaki medeniyet.
merhaba, benim adım.. boş verin, ismim önemli değil. önemli olan, buzdolabımın en az 7 çeşit peynirle dolu olması.
gravyer mi, kaşar mı koysam? diye beynimi kemiren soruyla güne başlıyorum. akşam olup da koltuğa çökünce, ‘cips yerini hangi peynir alsa?’ diye kendi içimde münazara başlatıyorum.
bana ‘peynir bağımlısı’ diyenlere kızıyorum çünkü bu bir bağımlılık değil, hayatı lezzetli yaşama sanatı..
şöyle düşünün; ilk insanlar sütü kaynatmayı unutup bırakmışlar, ertesi gün bakmışlar ki süt katılaşmış, ‘ben artık peynirim’diye isyan etmiş. medeniyet böyle başlamış zaten. antik mısır’da firavunlar, öbür dünyada kahvaltı yaparlar diye mezarlarına peynir koydurmuş. romalı askerler cebinden peynir çıkarıp ‘güç burada!’ diye slogan atmış. orta çağ’da keşişler, ‘günah çıkarmaktan sıkıldık, gelsin 500 çeşit peynir’ deyip manastırları mandıraya çevirmiş. tarih dersleri böyle olsa, herkes sınıfı geçerdi.
mesela vikingler, uzun deniz yolculuklarında tuzlu peyniri fıçılara doldurup ‘peynir yoksa fetih de yok!’ demişler. kürek çekmekten elleri şişince, peyniri bıçakla kesmek de dert olmuş tabii. osmanlı sarayında bir vezir, peynirsiz baklavaya bakıp ‘bu eksik, divan’ı toplayın!’ diye ferman yazdırmış. tatlı krizi tarihin akışını değiştirmiş resmen.
rönesans italya’sında leonardo da vinci, mona lisa’yı çizerken modelliğe peynir ikram etmiş. ‘gülümsemenin sırrı burada’ demiş ama not defterine ‘peynir alınacak’yazıp unutmuş. 1920’lerde new york’ta bir gangster, çekoslovak peyniri için silah çekmiş. lezzet mafyası işte..
amsterdam’da yaşayan arkadaşım, her türk ziyaretçisine ‘bir kilo ezine peyniri getirin!’ diye yalvarıyor. ‘gurbette peynir, vatan kokar’ diyor. buzdolabını türk peynirleriyle doldurup ‘burası benim gizli vatanım’ demişti bir kere. haksız da sayılmaz aslında.
ama en lezzetlisi, peynircinin bıçağın ucunda tattırdığıdır zaten. o bir lokma, insanı mağaralardan saraylara, fermanlara kadar götürüverir.

" ama en lezzetlisi, peynircinin bıçağın ucunda tattırdığıdır zaten. o bir lokma, insanı mağaralardan saraylara, fermanlara kadar götürüverir. "Muazzam
YanıtlaSil