ibretlik mitoloji.
yunan mitolojisi, tanrıların bile insan gibi kırılgan, tutkulu ve hatalarla dolu olduğunu gösteren bir ayna aslında. zeus’un hikâyesi mesela.. tahta çıktığında en büyük korkusu, tıpkı babası kronos’u devirdiği gibi kendi çocuğunun onu devireceği kehanetiydi. bu yüzden hamile karısı metis’i yuttu. ama kaderden kaçamadı. bir gün başı zonklamaya başladı, balyoz darbeleriyle yarılan kafasından athena fırladı. belki de zeus, o an babalığın ne demek olduğunu anladı. çocuğunu yutmaya çalışan bir baba… sonra onu en sevdiği çocuk yaptı. ironik değil mi?
hephaestus ise olimpos’un görünmez kahramanıydı. topal doğduğu için annesi hera bile onu reddetti, dağdan aşağı attı. deniz perileri onu büyüttü, demircilikte ustalaştı. olimpos’a geri döndüğünde, tanrılar onun yeteneklerini kullandı ama yine de aralarına almadı. afrodit’le evliliği ise trajikomikti. afrodit, ares’le kaçamak yaparken hephaestus, onları altın bir ağla yakaladı. tanrılar güldü, rezil oldular. ama hephaestus’un içi acıyla doluydu. belki de o ağ, aslında kendi yalnızlığını saklamak için ördüğü bir kafesti.
narkissos’un hikâyesi ise güzelliğin nasıl bir tuzak olabileceğini anlatır. kendine hayran bırakan bu avcı, echo adlı peri kızını umursamadı. echo, bir dağa dönüşüp sadece yankılanan sesiyle kaldı. narkissos ise sudaki yansımasına tutuldu. susuzluktan ölene kadar o görüntüye baktı. öldüğü yerde nergis çiçekleri açtı. bugün sosyal medyada saatlerce filtrelere bakıp kendini beğenenler, biraz da onun mirasçısı sanki.
hades ve persephone’nin ilişkisi ise mitolojinin en gri hikâyesi. hades, persephone’yi kaçırdığında onu yeraltına hapsetti. ama bu kaçırma, belki de yalnızlıktan bunalmış bir tanrının çığlığıydı. persephone ilk başta nefret etti, annesi demeter’in yas tutmasıyla dünya kışa büründü. zamanla hades, persephone’ye ölüler dünyasının anahtarını verdi. onu eşit bir kraliçe yaptı. persephone, nar tanelerini yediğinde bile ‘yedim’ demek yerine ‘kabul ettim’ dedi belki. çünkü artık yeraltı onun eviydi.
prometheus’un ateşi çalması ise insanlığa en büyük armağandı. zeus’un gazabına uğradı, bir kayaya zincirlendi. her gün bir kartal ciğerlerini yedi, ama ciğerleri her gece yeniden büyüdü. acısı sonsuzdu. yine de insanlar için sıcaklık ve ışık verdi. belki de prometheus, bilim insanlarının ilk temsilcisiydi; hakikati bulmak için işkenceyi göze alan..
apollo’nun aşkı daphne ise reddedilmenin sembolü. apollo, ısrarla peşinden koştu. daphne kaçtı, son çare bir defne ağacına dönüştü. apollo, yapraklarından taç yaptı, şiirler yazdı. ama daphne artık rüzgarda hışırdayan bir ağaçtı. belki de ‘hayır’ demenin bedeli, sonsuza kadar dinlenememekti.
hermes, tanrıların en meşgulüydü. habercilik, hırsızlık, ticaret.. hepsinden sorumluydu. bir gün apollo’nun sığırlarını çaldı, ertesi gün zeus’un yıldırımlarını taşıdı. bugünün “çoklu görev” çılgınlığına benziyor. sürekli koşuşturma, ama kimse ona gerçekten değer vermiyor. belki de o, modern insanın mitolojik karşılığı.
artemis’in hikâyesi ise bağımsızlık ve katılık arasında gidip gelir. bakireliğe yemin etti, erkekleri ormanına sokmadı. ama perilerinden biri hamile kalınca, onu acımasızca cezalandırdı. belki de artemis, özgürlüğün bedelinin yalnızlık olduğunu biliyordu. kuralları çiğneyenlere tahammülü yoktu, çünkü kendi özgürlüğü kırılgan bir camdı.
dionysos ise hep dışlandı. annesi ölümlüydü, diğer tanrılar onu ciddiye almadı. insanlar tanrı olduğuna inanmadı. sonunda delilik ve şarap yoluyla kendini kabul ettirdi. belki de dionysos, toplum dışına itilen herkesin sesiydi. kabullenilmek için kendini parçalayan biri..
ikarus’un kanatları ise gençliğin sembolü. babası daedalus’un uyarılarını dinlemedi, güneşe yaklaştı. balmumu eridi, denize düştü. babası onun cesedini bulduğunda, belki de .keşke’lerle doldu. ama ikarus, o son uçuşunda özgürlüğün tadını almıştı. belki de hata yapmadan büyümenin imkânsız olduğunu anlatan bir masal bu.
yani yunan mitolojisi, insanın tüm zaaf ve tutkularını yansıtır. tanrılar bile kıskanır, acı çeker, yanılır. belki de insan olmanın anlamı, bu kusurları kucaklamaktan geçiyor.
Yorumlar
Yorum Gönder