bazı duygular ev bakıyor
duyguların da bir ömrü varmış meselesini ilk okuduğumda garip şekilde hoşuma gitmişti. insanın iç sıkıntısına bile süre biçilebilmesi tuhaf bir teselli. sanki biri gelip ‘tamam kardeşim, bu his de kiracı, tapuyu üstüne almadı’ demiş gibi. motivation and emotion’da yayımlanan çalışmalarda kimi duyguların kısa, kimilerinin daha uzun sürdüğü söyleniyor. üzüntü, kaygı, hayal kırıklığı, kin biraz daha yayılıyor. şaşkınlık, utanç, korku, iğrenme daha çabuk sönüyor. asıl ilginç taraf şu; duygunun ne kadar sert geldiği kadar, bizim ona ne kadar asıldığımız da önemli. darbeyi kalp alıyor belki ama onu klasöre koyup yıllarca saklayan zihin. ben eskiden bazı kitapları fazla ciddiye alırdım. hâlâ da alıyorum gerçi, huy çok değişmiyor.birinde bir adam intihar ediyordu ve ölmeden önce ölümü yazıyordu. acısını, bedenin yavaş yavaş elinden çıkışını, sanki hem yaşıyor hem de kenardan kendine bakıyordu. o satırlar kalmış bende. çünkü insan orada bir şeyi fark ediyor; duygu dediğin şey de biraz böyle. ta...